Skip to main content

Burada öncelikle belirtmek gerekir ki; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesine göre, bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26’ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (il özel idaresi) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Nitekim uygulamada sıkça karşılaşılan sorunlardan biri de belediyeden veya il özel idaresinden ruhsat almadan pergola ve sundurma yapılıp yapılamayacağıdır. Şöyle ki;e

Pergola, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin: “Yapı Ruhsatı Gerektirmeyen İnşai Faaliyetler” başlıklı 59. maddesinde de; “Basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir.” şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Diğer yandan 30113 sayılı Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 4. maddesinde sundurmanın tanımı yapılmıştır. Bu maddeye göre: Yağmurdan, güneşten ve rüzgârdan korunmak için yapı yaklaşma mesafesini ihlal etmemek kaydıyla, binaya bitişik olarak hafif malzemeden yapılan bölme duvarları olmayan üç tarafı açık örtüler olarak tanımlanmıştır.

Nitekim Danıştay 14. Dairesinin 09.05.2016 tarih ve 2014/3587Esas, 2016/3661 Karar sayılı ilamında;

“mimari projesinde “üzeri herhangi bir malzeme ile kapatılmayacaktır” şerhi bulunsa da üstü tamamen kapatılmayıp, ÜSTÜNE AÇILIR KAPANIR SİSTEM YAPILAN PERGOLA.. RUHSAT GEREKTİRMEYEN imalat olarak..” şeklinde karar verilmiştir.

Diğer yandan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17.10.2008 tarih ve 2005/400 Esas, 2008/1801Karar sayılı ilamında; “Söz konusu yargılamada, ilk derece mahkemesi; etrafı açık olsa da beton kolonlu pergolanın yapı niteliğini taşıdığı, ruhsata tabi olması için “bina” niteliğinde olması gerekmediği ve “yapı” niteliğindeki bu imalatın ruhsat gerektirdiği yönündeki hükmünde direnmiş ve bu direnme neticesinde dosyayı inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu; her ne kadar etrafının açık olmasının yapı niteliğini ortadan kaldırmayacağı konusunda ilk derece mahkemesiyle hemfikir olsa da; BETON KOLONLAR ÜZERİNE İMAL EDİLEN PERGOLANIN, YÖNETMELİKLE ÖZEL OLARAK RUHSATTAN MÜSTESNA TUTULMASI VE BU İSTİSNADAN YARARLANMAK İÇİN ARANAN ŞARTLARI TAŞIMASI DURUMUNDA 3194 SAYILI YASANIN 5.MADDESİNDEKİ “YAPI” TANIMI KAPSAMINDA KABUL EDİLMEMESİ GEREKTİĞİNİ VE PERGOLE NİTELİKLİ İMALATIN RUHSATA TABİ OLMADIĞINA” şeklinde hükmedilmiştir.

Görüldüğü üzere pergola ve sundurmanın ruhsata tabi olup olmadığı hususunda, yapımında kullanılan malzemenin niteliğinden çok, yönetmelikte belirlenen; yağmur ve güneşten koruma amacının dışına taşmaması, kapalı alan oluşturmaması ve ana yapının taşıyıcı unsurlarını etkileyecek şekilde imal edilmemesi belirleyici olmaktadır.

Diğer bir benzer ilamda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17.03.2014 tarih ve 2011/393Esas, 2014/882Karar sayılı kararında;

” Bilirkişi raporunda açık terasın sundurma ile kapatılarak çatı arası katının kullanımına katıldığı, Ankara Büyükşehir Belediye İmar Yönetmeliğinin 18/45. maddesine aykırı olarak 5 metreden fazla genişliğe sahip olduğu, ait olduğu binanın (diğer dairelerin teraslarında yapılan değişikliklerle birlikte toplamda) taban alanının yaklaşık (1/3)’ünü de geçtiği, aynı Yönetmeliğin 54. maddesine göre çatı eğiminin en çok %40 olarak belirlendiği ancak yapılan sundurmanın çatı eğiminden yüksekte ve farklı bir çatı olarak yapıldığı ve 18/05/2001 onay tarihli mimari projesine aykırı olduğu ve ruhsat gerektirdiği belirtilmesine rağmen Danıştay İDDK tarafından imalatın ruhsata tabi olmayan pergola niteliğinde olduğuna” karar verilmiştir.

Nitekim Danıştay içtihatlarına bakıldığında pergola ve sundurma yapımına ilişkin Danıştay’ın katı yaklaşım sergilemediği, her somut olayın özelinde karar verdiği açıkça barizdir.

Başka bir ilamda Danıştay 14. Dairesinin 18.03.2015 tarih ve 2013/2651Esas, 2015/1974 Karar sayılı ilamında; ” Bununla birlikte Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında genelde iki katlı müstakil konutlardan oluşan sitelerde, sitenin ortak kullanım alanı olmasına rağmen ilgili konutun bağımsız kullanımına ayrılan ön veya arka bahçesine pergola ve sundurma yapılmasının ruhsat gerektirmediği” hükmetmiştir.

Diğer yandan Danıştay 14. Dairesinin 21.04.2016 tarih ve 2014/3906 Esas, 2016/3221 Karar sayılı ilamında; ” binaya ait mimari proje özelinde ön bahçe mesafesinde herhangi bir imalatın gösterilmemesine rağmen, binanın giriş katında bulunan işyerinin bahçe mesafesi içerisinde yapılan üstü açılır kapanır pergolanın ruhsata tabi olmadığına” karar vermiştir.

Bu bağlamda Danıştay ilamlarında istikrarlı şekilde vurgulandığı üzere pergola ve sundurma yapı ruhsatına tabi değildir. Nitekim yapı ruhsatına tabi olmadığı hususunda İmar Kanununda belirtilen nitelik ve özellikler ile yapı tanımına uyması gerekmektedir.

Bu husus da; “Genel olarak İmar Kanunu’nda düzenlenen yapı tanımı kapsamında inşa edilmemiş olması, dolayısıyla kapalı alan oluşturmayacak şekilde, etrafı açık, gölgelik amacına yönelik olarak ve bina cephesini değiştirmeyecek şekilde, hafif yapı malzemeleri ile yapılmış olması gerekmektedir.” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Pergola ve sundurma yapı ruhsatı ile alakalı kanun ve yönetmeliklerde ayrıntılı bir düzenleme yapılmamıştır. Her somut olayın özelinde incelemek gerekecektir.

Leave a Reply